Besin Alerjisi | Terapi Evreni
Besin Alerjisi

Beslenme; insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzunca süre yaşaması için gerekli olan ögeleri vücuduna alıp kullanabilmesi olarak dile getirilir.

Çocukluk çağında yeterli ve dengeli beslenmenin yaşam şekline getirilmesi, bireyin ilerleyen yaşlarda sağlığını koruyarak, kaliteli ve uzun bir yaşam sürmesi için çok önemlidir.

Her birey yaş, cinsiyet, metabolizma, fiziksel aktivite, aile öyküleri, sağlık sorunları, yaşam koşulları ve beğenileri gibi çeşitli durumlardan birbirlerinden farklılık göstermektedirler. Bu yüzden genel ilkeler ile birlikte planlanacak olan beslenme örüntüsü, mutlaka kişiye özgü olmalıdır.

İnsanlar doğdukları andan itibaren yaşamları boyunca sayısız farklı besin ile karşılaşmaktadır. Bu besinlerin içerisinde besin ögesi dediğimiz küçük yapı taşları bulunmaktadır. Bunlar; karbonhidrat, protein, yağ, su, vitaminler ve minerallerdir. Hazır gıda dediğimiz ürünlerde ise ek olarak gıda katkı maddelerini görmekteyiz.

İnsan vücudu her gün isteyerek veya istemeyerek çevresinde bulunan besinlerle karşılaşmaktadır. İnsan vücuduna giren ve kanda kendine özgü bir karşıt madde oluşturan yabancı maddelere “antijen”, oluşturulan karşı maddeye ise “antikor” denmektedir. Bu antijenin herhangi bir alerji durumuna yol açması durumuna ise “alerjen” denir.

Vücuda alerjen etki gösteren organik ve bazı inorganik maddelere karşı oluşan savunma mekanizmasının biraz abartılı olarak çalışması haline ise “alerji” adı verilmektedir.

Besin alerjileri, anne karnından başlayarak bebeklik çocukluk döneminden insan hayatını etkilemektedir. Bu sebeple alerjisi olan bireylerin beslenmesine tespit edildiği andan itibaren yaşamı boyunca dikkat edilmeli, bebeklerde özellikle ek gıdaya geçiş dönemini ebeveynler diyetisyen eşliğinde bebeklerde besin alerjisi olup olmama durumunu tespit ederek özenli bir çalışma yürütmeli ve bireylerde besin alerjisi nedeniyle diyetlerinden çıkarılan besinlerin, kişide yetersiz ve dengesiz beslenme durumuna yol açmamasına dikkat edilmelidir.

NEDEN ALERJİ OLUYORUM?

Vücudumuzun besinlere karşı olumsuz alerji tepkilerinin nedenleri farklılık göstermekle birlikte bu tepkiler son derece karışıktır da aynı zamanda. Genel olarak besinlere karşı alerjik reaksiyon göstermemizin nedenlerini ve ilgili besinleri özetle sizlere aktarıyorum.

İNEK SÜTÜ

Bebeklerde inek sütü beslenme örüntülerine 1 yaşından sonra girse de anne sütü alan bebekler anneden inek sütü alerjisine neden olan proteinleri vücutlarına alıp reaksiyon gösterebilirler. İnek sütü alerjisi özelikle çocuklarda yaygın görülen bir alerji çeşidi olup çoğunlukla 2-3 yaşında alerji ortadan kalkmaktadır.

İnek sütü alerjisi olan bireylerde inek sütünün yanı sıra çapraz duyarlılığa neden olabilecek diğer hayvan sütleri, tereyağı veya aromasını içeren diğer yağlar, margarin, peynir çeşitleri, krema, muhallebi, yoğurt, puding, helva, doğal ve yapay aroma katıcılar diyetlerinden çıkarılmalıdır. Ayrıca çapraz antijenik özelliğinden dolayı sığır veya kuzu eti tüketiminin de kontrollü olması gerekmektedir.

YUMURTA

Yumurta, hem sıklıkla tüketilen bir besin olduğu için hem de birçok gıdanın içinde bulunduğu için yine yaygın görülen bir alerji türüdür. Yumurta beyazına karşı alerjen tepki sarısına göre çok daha fazla görülmektedir. Bu sebeple bebeklerde ek gıdaya geçişte 1 yaşına kadar yumurta beyazı verilmez.

Yumurta alerjisi de en çok bebeklik çocukluk dönemlerinde görülmekte olup yetişkinlik dönemlerine geçtikçe zamanla etkisi vücutta azalmakta veya kaybolmaktadır. Yumurta alerjisinin en belirgin belirtisi deride egzama veya kaşıntıdır. Bebeklerde egzama görülmesinin en önemli nedenidir. Alerji belirtileri görülür görülmez yumurta diyetten 6 ay boyunca çıkarılır.

Yumurta alerjisi olan bireylerde tavuk yumurtasının yanında diğer kuş yumurtaları ve yumurta içeren tüm besinler de çıkarılmalı, tavuk eti tüketiminde çapraz antijenik özelliğinden dolayı dikkat edilmelidir. Ayrıca kızamık ve kabakulak aşıları tavuk embriyosundan hazırlandığı için yumurta alerjisi olan çocuklarda bu aşılar yapılırken çok dikkat edilmelidir.

KABUKLU DENİZ ÜRÜNLERİ VE BALIK

Balık alerjisi diğer alerji türlerine göre oldukça güçlü bir alerjen belirti gösterebilir. Çocuklarda astım veya egzama olarak belirti vermekle birlikte kaşıntı, ürtiker, karın ağrısı, kusma, ishal ve genel olarak anaflaksi görülebilir. İnek sütü veya yumurta alerjisi gibi yetişkinlik çağına geçtikçe etkilerinin azalma veya kaybolma durumu çok söz konusu değildir.

Alerjen etkiye sebep olan kabuklu deniz ürünleri ve balık çeşitlerinden sıklıkla görülenleri şunlardır: sardalye, uskumru, vatoz, köpek balığı, morina balığı, karides, yengeç, midye, salyangoz, istiridye, deniztarağı, kalamar, ahtapottur.

Kabuklu deniz ürünlerine veya balıklara alerjisi olan bireylerde alerjiye neden olan besin kabuklu ürün ise eğer diğer kabuklu deniz ürünleri; alerjiye neden olan besin balık ise çoğunlukla diğer balık türleri de diyetten çıkarılmalıdır. Ayrıca kolajen takviyesi alacak bireylerde bu tür bir alerji varsa morina balığından elde edilen kolajenleri tüketirken dikkatli olması gerekmektedir. Yine aynı şekilde kabuklu deniz ürünleri veya balıklara karşı alerji duyarlılığı olan bireylerin balık derisi ve kılçığından yapılan zamklara karşı da aynı alerjen etkiyi gösterebileceği unutulmamalıdır.

FINDIK, FISTIK, YAĞLI TOHUMLAR

Ani ve ciddi alerjik reaksiyon nedenlerinin başlıcalarıdır. Yedikten kısa bir süre sonra dudak ve yanakta kabarma, astım, yutakta ödem veya ürtiker görülmektedir.

Yağlı tohum alerjisi yaşamın erken dönemlerinde görülür ve çoğunlukla da yaşam boyu devam eder. Vücuda girdikten kısa bir süre sonra alerjik reaksiyon görülmesinin yanı sıra yağlı tohumları(özelikle yer fıstığı) ve kendilerinden elde edilen yağlarını solumak bile aynı alerjik reaksiyona sebep olabilmektedir.

Herhangi bir yağlı tohuma alerjiniz varsa çeşitli diğer ağaç fıstıkları olarak adlandırılan kestane, ceviz, Antep fıstığı, fındık, badem, yer fıstığı ve Amerikan elması kontrollü bir şekilde denenmeli alerjik belirti gösterenleri diyetten çıkarılmalıdır. Bunun yanı sıra yer fıstığı alerjiniz varsa nadiren de olsa diğer baklagillere alerjik reaksiyon gösterebileceğiniz için onların tüketiminde de dikkatli olmalı ve alerji durumunda diyetinizden çıkarmalısınız.

TAHILLAR

Özellikle Türk toplumunun beslenmesinde çok önemli bir yere sahip olan buğday en fazla alerji gösteren tahıldır. Buğdayın diyetten çıkarılması oldukça zordur fakat alerji durumunda buğday, kepek, bulgur, tahıllar, krakerler, kuskus, gluten, makarna, erişte, nişasta, soya sosu, malt diyetten çıkarılmalıdır.

Buğdaydan sonra en çok alerjik reaksiyona neden olan tahıl ürünü ise mısırdır. Mısır alerjisi görülen bireylerinde diyetlerinden mısırın çıkarılması gerekmektedir.

Bu ana başlıkların yanında birçok meyve, sebze, kurubaklagil, baharat, içecek çeşitleri; çikolata, bal, alkolde alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu nedenle özellikle bebeklerde ek gıdaya geçiş döneminde besinlerin alerjik reaksiyonlarını belirlemek amacıyla diyetisyen gözleminde kontrollü tüketimini sağlamalı, dışarıda herhangi bir çocuğa çocuğun alerjisinin olup olmadığını bilmeden besin ikramı yapmamalı ve alerjinizin olduğu tüm besin, ilaç, polen benzeri maddelerin yazılı olduğu bir kağıt hazırlayıp yanınızda taşımalısınız böylece ters bir durumda size müdahale etmesi gereken kişiler alerjilerinizi bilmiş olacaklardır.

 

 


Diyetisyen
Yazar
Diyetisyen Gizem Nur
Seans Ücretleri
  • Görüntülü500.00 TL
  • Sesli450.00 TL
Seans süreleri 45 dakikadır. Hemen Randevu Al

Psikolojik Desteğe Mi İhtiyacınız Var?

Hemen Şimdi Seansa Başla!
Müşteri Temsilcisi
E-Posta Adresi
Adres
Beşiktaş / İstanbul