Diş Sıkma (Bruksizm) Probleminin Psikolojik Nedenleri | Terapi Evreni
Diş Sıkma (Bruksizm) Probleminin Psikolojik Nedenleri

Halk arasında diş gıcırdatma olarak tanımlanan ve günümüzde bir çok kişide görülen bu problemin psikolojik boyutunu bu yazıda ele alacağız.
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki; diş sıkma yada diş gıcırdatma sadece çocuklarda görülen bir sorun değildir. Yetişkinlerde de sık sık görülmektedir zira bu sebepten yetişkinlikte diş kaybı bile yaşanmaktadır.

Diş hekimlerinin tavsiye ettiği bir takım aparatlar kullanmak, çene botoksu yaptırmak, bazı egzersizler yapmak anlık olarak işinize yarasa da bu sorunun kökünde yatan sebebi keşfetmediğiniz ve çözüm için adım atmadığınız sürece ne yazık ki bu yöntemler sadece sorununu bir yere kadar sadece baskılar,hatta anlık rahatlama hissi ile belki de sorunun köküne inmenizi de erteletir.

Bizim bedenimizle ilgili yaşadığımız bazı  problemler genellikle sembolik bir takım anlamlar taşımaktadır. Örneğin; daha önce blog yazılarım arasında yer verdiğim tırnak yemenin dışında ,saç yolma, diş sıkma gibi .

Hiç düşündünüz mü, acaba bedenimizde yaşadığımız bu sorunlar bize aslında neyin işareti olabilir?

‘Hadi, biraz daha sık dişini.’ cümlesi acaba nereden geliyor olabilir?

Gelin bir köpek hayal edelim ,tırnaklar ve dişler onlar için bir anlam taşır. Bir köpek saldırmadan önce dişlerini gösterir. Bir kedi tırnaklarını çıkartarak savunmaya geçer. Halk arasında haksızlığa uğrayan birine tavsiye olarak ‘biraz dişli ol’ denir. Burada aslında asıl verilmek istenen mesaj haksızlığa uğramamak için hakkını savun, hakkını yedirme, öz güvenli ol mesajıdır.

Hayvanlar ve insanlarda iki adet ortak savunma ve saldırganlık uzuvları pençeler/eller ve dişlerdir. Keza küçük çocuklarda iç güdüsel olarak sık rastladığımız savunma hareketi ısırmadır, ısırarak içlerindeki saldırganlığı dışa vurular. Böylece kendilerini savunurlar.

Bunların hepsi aslında sağlıksız şeylerdir diyemeyiz. Bizler yaratılış ve evrimsel olarak bu güdülerle programlandık. Bir başkasına zarar vermeyecek şekilde içimizdeki saldırganlığı ,öfkeyi, kaygıyı dışa vurum yöntemimiz olmak zorundadır. Neden çocuklarda gördüğümüz saldırganlığı hemen bastırıyoruz? Çünkü bu duygunun yıkıcılığından endişe ediyoruz. Oysa ki, bir insan içindeki öfkeyi ne kadar fark ederse bu öfkenin dışa vurumu o kadar şiddetli olmaz. Eğer bunu fark etmek yerine kaçar, bastırır, yok sayarsak işte asıl tehlike oradadır ve işte o zaman  yıkıcılığı artar ve güç toplar.

Bu sebepler doğrultusunda konumuza dönecek olursak özellikle gece uykuda dış sıkmak sebebiyle ortaya bir takım sesler çıkması yani diş gıcırdatma probleminin kaynağında, huzursuzluk çıkmasın diye  bastırdığımız, ortaya koymadığımız bazı olumsuz duygular olabilir.

Peki ne yapmalıyız?

Elbette bunun üzerine düşünmeliyiz.
Düşünmekle çözülür mü derseniz eğer; hep savunduğum gibi ,her şeyin çözümü öncelikle daha önce yapmadığınız şeyi yaparak onun üzerine düşünmektir. Baktığımız zaman kutsal kitaplarda bile oldukça yer verilen bir kavramdır düşünmek. Tarihte çok rastlanır düşünmeye övgü. Düşünmek olaylara farklı açılardan bakmayı öğretir. Çoğumuz yakın ilişkilerimizde kendimizi bastırıyoruz ve aslında rol yapıyoruz. Bunlar genellikle bizden beklenen roller. Öfkelendiğimizde bile aklımızda hep ‘aman konuşmayayım, eğer konuşursam hiç iyi olmaz.’ Gibi cümleler beliriyor ve kendimizi durduruyor yani bastırıyoruz.
Halbuki konuşmak ,kendinizi ifade etmek illa kırıp dökmek değildir. Bunu insanları kırıp dökmeden de yapabilirsiniz.
 

Diş sıkmanın psikolojik boyutunda kaynak olarak ele alınacak sebep tam olarak budur. Kızmak ama kızmamış gibi yapmak bizi gece uykuda ortaya çıkarak rahatsız ediyor. Es geçtiğimiz, geriye attığımız tepkiler uyku halindeyken yani kontrolsüzken ve biz kendimizle alakalı frene basamıyorken gelip bizi buluyor ve dişlerimizi sıkıyoruz.

Aslında diş sıktıkça dişleriniz törpülenir ve daha da keskinleşir, çünkü aslında bir bakıma törpülenir.
Eğer sizin de benzer probleminiz varsa bu duygusal analizleri yapmanın dışında önce bir diş hekimine başvurup gerekli aparatları kullanabilir ardından kendinizle alakalı bir adım atıp psikoterapiye başlayabilirsiniz. Eğer çocuğunuzda bu durum yaşanıyorsa çocuğunuz için bir uzmandan destek alıp ebevenylik tarzını bir kez daha gözden geçirebilirsiniz.

 

 


Psikolog
Yazar
Psikolog Selen
Seans Ücretleri
  • Görüntülü1100.00 TL
  • Sesli1050.00 TL
Seans süreleri 45 dakikadır. Hemen Randevu Al

Psikolojik Desteğe Mi İhtiyacınız Var?

Hemen Şimdi Seansa Başla!
Müşteri Temsilcisi
E-Posta Adresi
Adres
Beşiktaş / İstanbul